yararlı icatlar

Mürekkebin İcadı

Milattan önce 2500′lü yıllarda Çin mürekkebi bulunmuştu, aynı zamanda Mısırlılarında mürekkep kullanması aynı zamanlarda bulduklarını göstermektedir. Asur, Mısır ve Yunan Medeniyetlerinden kalan taşlar üzerine yazılmış yazılar, toprak levhalar değişik kalıntılardır. Mısırlıların yeraltındaki mezarlarından çıkarılan mürekkeple yazılmış olan papirüsler de bulunan kanlıntılar arasındadır.

Bulunan elyazmalarında Calamus ve tüy kalem kullandıkları sanılmaktadır. Romalılar ve Yunanlılar düşüncelerini aktarmak için sadece tabletleri ve kazı kalemlerini kullanmıyorlardı. Bunların yanı sıra mürekkep kullandılar. Zaten Plinius, Marcus Vitrunius Polio ve Dicskorides`in yazıtlarında mürekkebin formüllerine rastlanmaktadır.
Eskiçağ’da sepi ali ve demir tannanlı mürekkepler biliniyordu. Bu mürekkeplerin, elyazmalarını kopya eden sanatçılar tarafından kullanıldığı sanılmaktadır. Bazı parşömenlerde, baş harflerin erguvan rengi (temel maddesi zencefre, cıva sülfür ve kantaşı) mürekkeple yazıldığı görülür.

Elektrikli Süpürgenin İcadı – Hubert Booth

Kadınların vazgeçilmezi haline gelen elektrikli süpürge için müthiş bir icat diyebiliriz.19. yüzyıla kadar halı gibi eşyalar sopayla dövülüp yıkanarak temizleniyordu. Bu şekilde temizlik yapmak oldukça zahmetli ve uzun sürüyordu. Mekanik bazı sistemler geliştirildi. Döner fırçalı ve kiri emen körüklü temizleyiciler kullanıldı.

İlk elektrikli süpürge İngiliz Hubert Booth tarafından icat edildi (1871 – 1955) Booth bu icadın ardından British Vacuum Company adlı bir şirket kurdu. (1901) Bu alet yakıtla çalışıyor ve taşıması oldukça zahmetli oluyordu. At arabaları sayesinde taşınan bu alet işçiler tarafından kullanılırdı. Pencerelerden uzatılan bir hortum sayesinde evlerin içinde temizlik yapılabiliyordu. Bu icat çok başarılı olmuştu ve çok iş yaptı.

Makasın İcadı

Bugün kullandığımız makasın patenti, 1893’ te Louis Austin tarafından Washington’ da alındı. Tam olarak ne zaman ve kim tarafından icat edildiği bilinmese de İskender’ in Mısır’ ı fethiyle gelişen güzel sanatlarda üstünlük sembolü olarak kullanıldığı biliniyor.

Kurşun Kalemin İcadı – Nicolas Conte

Kurşun kalemin izlerine Antik Yunan ve Roma’da rastlandığı bilinmektedir. Adı, Latince’deki “penicillus” sözcüğünden gelmektedir. Bu, küçük kuyruk ya da fırça anlamındadır.
1564 yılına dek, kurşunkalemlerin varlığı kesin olarak bilinmektedir. İlk kurşunkalem İngiltere Borrovvdale’dek meşe ağaçlarından yapıldı. Fakat adı, birtakım tartışmalara neden oldu. Britanyalılar, çok geçmeden kurşunkalemleri, sedir ağacından yapmaya başladılar.

Kurşunkalemin bugün bildiğimiz şeklini Fransız kimyacı Nicolas Conte vermiştir. Kil ve graphite karışımını yakıp tahtadan silindir çubuklar içine koyan Conte; 1795′ te patentini almıştır. İlk kurşunkalem fabrikasını ise 1861′ de Eberharc Faber, New York’ ta kurmuştur. 1960′lı yıl larda ABD ile Sovyetler Birliği uzaya insanlı araç gönderen ilk ülke olma yarışı içindeydiler. NASA’nın uzayda yazabilen kalem geliştirmesine karşılık olarak Ruslar da, çok daha çabuk ve ucuza sorunu çözmüşler. Yörüngeye çıkacak olan Yuri Gagarin’in eline bir kurşun kalem tutuşturmuşlar.

Çatalın İcadı

Sofra tarihinde ilkin bıçağın, sonra kaşığın ve en sonra da çatalın yer aldığını görüyoruz.

Romalılar kesici bıçağa “cultellus” diyorlardı. Büyükleri, mutfak için olan doğrayıcı bıçaklar “culter coquinaris” adıyla anılıyordu.

Kasapların kullandığı bıçaklar ise şimdiki tiplerine çok yakın biçimdeydi. Bir de ufak kaşık kullanılardı ki “ligula” veya “lingula”, yani “küçük dil”di adı. Gerçekten de biçimi insan diline benziyordu. Aslında Antik Yunan’da geliştirilen ve etleri ateşte kızartmak için kullanılan iki uçlu çatalın Romalılarca. da kullanıldığını arkeolojik bulgulardan biliyoruz. Ancak bu alet bugünkü işlevi doğrultusunda kullanılmadığı için “çatal” sayılmıyor.

Çengelli İğnenin İcadı – Walter Hunt

Patent kayıtlarında Çengelli iğne 1849 yılında Walter Hunt adınadır. Ancak çengelli iğne aslında çok daha eski bir buluştur. Bu tarihten 2000 yıl öncesinde Romalıların yaylı bir çeşit çengelli iğne kullandıklarına dair kanıtlar var. Romalılar birçok buluşa isimlerini yazdırmışlar ancak çoğu unutulup gitmiştir, taa ki yeniçağda tekrar icat edilene dek. 1842 yılında Thomas Woodward tarafından Amerika’da farklı yapıya sahip bir çengelli iğne için patent alınmıştı. Bu iğne, sıradan bir iğnenin uc kısmına takılan metal parça ile tutturuluyordu. Ancak bu hem güvenlik hemde kullanış sorunları doğuruyordu.