beyin

Beynimizin Şaka Merkezi

Beyin TomografisiMizah denen şeyi tanımlamak zordur ama onu gördüğümüzde hemen tanırız. Mizahın tarifini yapmaya çalışan bir teoriye göre, mizah kendi içinde bir sürpriz unsuru içermelidir bir sonraki cümlede ne olacağını bildiğimizi sandığımız halde esprinin kendisi bizi başka bir noktaya götürmelidir sonra da vardığımız bu yeni noktayı önceden tahmin ettiğimiz noktayla karşılaştırarak yeni bir perspektif elde ederiz. Mizahın beynimizde algılanma şekli aşağı yukarı böyledir.

Fıkra anlatmanın ya da espri yapmanın bulmaca çözmekten farkı ise, günlük yaşamda her gün rastlamayacağımız türden ama kendi içinde tutarlı bir hikayenin bulunmasıdır. Beyinlerinin ön lobu (bilhassa sağ lobu) hasar görmüş bazı hastalar, yapılan esprileri anlayamamaktadır. Genelde bunun nedeni, fıkra ya da espriye konu olan imajları yeni bir perspektifle değerlendirme aşamasında beynin normal fonksiyonlarını yerine getirememesidir. Bu türden insanlar, anlatılan bir fıkradaki hikayeyi takip edebilir ama fıkranın sonunu nasıl bağlarsanız bağlayın asla komik bulmazlar.

Beyinsiz Canlılar: Denizyıldızı

Denizyıldızları, mavi sularımızın en güzellerindendir. Denizlerimizi süslerler, ama beyinsizlerdir!

Denizyıldızları, canlılık formu içeren bir canlıdır. Yani öyle put gibi durmazlar suyun dibinde. Hareket eder, beslenir ve ürerler. Ancak beyinleri yoktur. Peki bunları nasıl akıl ederler, nasıl becerirler? Merak ediyorsunuz değil mi? O halde cevabını da hemen verelim sizlere. Denizyıldızları, birçok kök hücreden meydana gelen, binlerce merkezi beyincik tarafından yönetilir. Yani hücreleri tarafından. İlginç bir durum tabi bu.

Denizyıldızı

Beyni Araştırılan Büyükler: Einstein ve Lenin

Evet sevgili okurlar, dünyaya gelmiş büyük adamlar, öldükten sonra beyinleri çıkarılarak incelemeye alınmıştır. Belki geleceğe ışık tutar diye.

Albert EinsteinAlbert Einstein: 20.yy’ın en akıllı adamları arasında olan Albert Einstein, birçok matematik formülünün sahibidir. Bir de atom bombasını bulmasa, çok daha iyi olabilirdi. Bilimadamları insanlık için çalışırdı diye biliyorduk ama ne yaptın Einstein amca?

Nikola Tesla’yı hala Einstein yerine tercih ediyoruz. Albert Einstein’da öldükten sonra ABD tfından beyni çıkarılması istenmiş ve incelemeye alınmış. Akıbet nedir bilmiyoruz.

Vladimir İlyiç Lenin: Kendisi öldükten sonra mumyalanıp Moskova Kızıl Meydanı’ndaki Lenin mozalesine yerleştirilmiştir. Görmek isteyenler, gidip Leningörebilirler. Oldukça ilginç bir olay ise, rakibi non-komünist (Komüst olmayan) Stalin, başa geçtikten sonra hemen Lenin’in beynini özel bir pataloji ekibi ile kafatasından çıkarttırıp incelenmesini istemiştir. Dünya üzerindeki en zeki adamlar arasında tepeyi oynayan Yoldaş Lenin’in bu zekiliği nereden geliyor? İşte bu sorunun cevabını bulmak adına birçok beyin cerrahı ve nörolojistler araştırmış ancak cevaba ulaşamamıştır. Rusya, büyük liderin beynini hala gizli servis merkezlerinde tutmaktaymış.

Albert Einstein’ın Beyni %15 Daha Büyükmüş

Kimin beyni, neyin beyni, kime ve neye göre? Keşke hepimizin beyni %15 daha büyük olsa. Peki neyden büyük olsa? Sorun, olmak veya olmamak işte bütün mesele de bu!

Şaka bir yana, Kanadalı araştırmacılar Einstein’ın beyninin normal insanlarınkine oranla %15 daha büyük olduğunu kanıtladı. Zaten biliyorduk demeyin, çünkü %15 büyük olduğu daha yeni tespit edildi. Daha önce ki oran %10  idi ancak günümüze göre %5 daha artarak, Einstein’ın beyninin “şimdilik” büyüklüğü saptandı. Daha nice büyük beyinleri kendi ülkemizde göreceğiz.

Albert Einsten

İrtifa Arttıkça Beyin Garip Resimler Görür!

Pek çok dinin hikâyelerinde yüksek yerlerde görülen özel görüntüler anlatılır. Mesela Hz.Musa Sina Dağı’nda ‘yanan bir çalı’ görmüştü. Hz. Muhammed ise Hira Dağı’nda Cebrail’i gördü. Genelde anlatılan ruhsal deneyimlerde yabancı bir varlığın hissedilmesi (sesinin duyulması) bir şekil görme veya çeşitli ışık demetleri ve huzmeleri görüldüğü ve korku duyulduğu ortak olarak belirtilmiştir.

Buna benzer olgulara dağcılarda da rastlanır ki bunların pek çoğunun mistik kişiler olmadığını biliyoruz. Bunun nedeni genelde yerden yükseldikçe havadaki oksijen oranının düşmesi ve beyne daha az oksijen gitmesidir. 2 bin 400 metre yükseklik bu durumda bir sınır değer olarak kabul edilmektedir. Bu yükseklikten daha yukarı tırmanan dağcılar görünmeyen bir takım varlıkları hissettiklerini, kimisi ise yanlarındaki arkadaşlarının vücudundan ışık yayıldığını ve bazen sebepsiz yere korkuya kapıldıklarını bildirmişlerdir. Oksijen seviyesindeki düşmenin, beynin görsel ve duygusal sinyalleri kontrol eden bölümlerinde yavaşlama veya bozulmaya neden olduğu düşünülmektedir.

Yüksek İrtifa

Kendimizi Neden Gıdıklayamayız?

Gıdıklanma konusunda duyarlı hastaları muayene ederken doktorlar hastanın elini kendi elleri üzerine yerleştirerek gıdıklanma hissine engel olurlar. Bu nasıl olmaktadır? Çünkü gıdıklanmaya ne kadar duyarlı olursanız olun, kendinizi gıdıklayamazsınız.

Bunun nedeni beynimizin etrafımızda olan bitenleri takip ederken pek çok hissimiz arasında en önemli olanları hissetmeye programlanmış olmasıdır. Mesela oturduğunuz sandalyeyi veya ayağımıza giydiğimiz çorabı özellikle onları düşünmediğimiz sürece hissetmeyiz ama omzumuza dokunan bir el hemen bizi irkiltecektir.

Gıdıklanmak